Lütfen giriş yapın veya üye olun.


Gönderen Konu: : müslüman kimdir  (Okunma sayısı 250 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı isra

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 748
  • Nerden: uzak diyarlardan...
  • Rep Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
: müslüman kimdir
« : 06 Haziran 2009, 15:47:22 »
müslüman kimdir

Müslüman, Allah’ın seçimini kendisi için seçim kabul eden, ya da bir başka deyişle seçimini Allah’tan yana kullanan kişidir. Müslü­man iradesini Al­lah’a teslim eden kişidir. Müslümanım diyen birisinin gerek kendisi hakkında, gerek evi ve ev halkı hakkında, gerek malı ve işi hak­kında söz söyleme ve hüküm beyan etme hakkı yoktur. Bir müslüman asla, bu benim zevkimi okşamıyor, bu bana yakışmıyor, bu benim mantığıma ters geliyor, diyemez. Bunu ancak Allah’a inanma­yan bir kâfir diyebilir. Çünkü o Allah’a inanmamıştır. Ben Allah filan ta-nımam. Ben kendi hayatımı ken­dim belirlerim demiştir ve dilediğini yapabileceğine inanmıştır. Ama bizler Allah’a iman etmiş insanlarız. Öyleyse kâfirler gibi bizim muhayyerlik hakkımız, seçme hakkımız yoktur. Allah’ın bizim adımıza seçtikleri ve be­ğendikleri güzeldir, gerisi boştur ve batıldır.

Demek ki Rabb, günlük hayat programını çizendir. Gün­lük ha­yatımızın tümünde Rabbimiz Allah olmalı. Hayatımızın bazı bölümle­rinde Rabbimiz Allah, bazı bölümlerinde de başka Rab’lere, başka efendilere hizmet etmemeliyiz. 24 saatin tümünde Rabbimiz Allah ol­malı. Hayatımızın tümünde boyunlarımızdaki kulluk ipinin ucu Allah’ın elinde olmalı. Eğer günlük hayatımızın herhangi bir biriminde arzuları Rabbimizin arzularıyla çatışan bir varlığın arzularını gerçekleştirmeye yönelirsek, o zaman -Allah korusun- hayatımızda başka rab’ler edin-mişiz demektir. Emirleri ve arzuları istikâmetinde hareket ettiğimiz bu varlık baba­mız, annemiz, karımız, kocamız, çocuklarımız,  patronu­muz, devletimiz, nefsimiz, şeytanımız olabilir. Allah'ın arzula­rıyla bun-ların arzusu çatıştığı zaman Allah’ın arzuları tercih edilecek ki sonun-da Allah’tan başka Rabbimiz yok diyebilelim.

 

Ama -Allah korusun- hal-i pür melalimize baktığımız zaman kor­kunç bir manzara görüyoruz. Camide  sözünü dinlediği­miz bir Rabbimiz var, sosyal hayatımızda da hayatımıza hâkim başka Rab’le-rimiz var. Camide bir Rabbin şuurundayız ki; fazla yanan elektrik varsa söndürüyoruz. Çünkü O Rab savurganlığı ya­saklamıştır. Ama evi­mizde, yahut dükkânımızda, işyerimizde öyle yanıp giden elektrikler var ki bizi hiç enterese etmiyor. Bu hali­mizle demek istiyoruz ki; sanki ev hayatımıza, iş hayatımıza Allah karışmaz. O konuda söz sahibi başka Rablerimiz var. O sadece ibâdet hayatımıza karışır, ama ev tefrişimize, düğünümüze, ticare­timize, meslek hayatımıza, cebi­miz-deki paramıza, kazanmamıza, harcamamıza, hukukumuza, eğitimimi-ze, siyasal yapılanmamıza, evimize aldığımız avizemize, serdiğimiz halı­mıza karışmaz. Sanki O’nun hükmü ve oto­ritesi sadece camiye ve ibâdete mahsustur.

 

Halbuki bizim, kul olarak  hayatımızın tümü ibâdettir. İbâdetin dışında tutabileceğimiz bir tek saniyemiz bile yoktur . Bi­naenaleyh ha-yatımızın her saniyesinde Rabbimiz Allah olmalı­dır. Yerken, içer­ken, yatarken, kalkarken, konuşurken, yürürken, ticaret yaparken, tır­nak keserken, çocukla­rımızla konuşurken, birine bir şey anlatırken, bir ko-nuda karar ve­rirken, düşünürken, gülerken ağlarken, severken, kü-serken, her ân, her saniye bizim için kulluk ve ibâdettir.  Her ânımızda Rabbimiz Allah olmalıdır.  İbâdet sadece namaz, oruç, abdest, hac ve zekattan  ibaret değildir. Hayatımızın tamamı ibâdettir. Hayatımızın tümünde Allah’ı dinlemeliyiz.

 

Sabahleyin erken kalkıp namaz kılmalıyım, neden? Çünkü bu konuda benim kulu olduğum Rabbim öyle istiyor. Yemeğimde sof­ramda içki olmayacak, Rabbim öyle istiyor. Yerken, içerken, giyerken, harcarken israf etmeyeceğim, Rabbim öyle istiyor. Konu­şurken hep hayır konuşacağım, yalan söylemeyeceğim, Rabbim öyle istiyor. Gece Kur’an okuyacak, anlayacak ve gündüz onu yaşayacağım, baş­ka-larına anlatacak ve ilan edeceğim, Rabbim öyle istiyor. Harama el sürmeyeceğim, başkalarının namusuna el uzatmayacağım, kendi na-musuma sahip çıkacağım, Rabbim öyle isti­yor. Çocuklarıma, hanı­mı-ma, komşuma, arkadaşlarıma, talebele­rime her fırsatta Allah’ı an­lata-cağım, Rabbim öyle istiyor. En çok O’nu öveceğim, en çok O’nu gündeme alıp O’ndan bahsedeceğim, O’nu ölçü alacağım, Rabbim öyle istiyor. Hukuk olarak O’nun hu­kukunu hamd edeceğim, kılık kı­yafet olarak O’nun seçtiğini hamd edeceğim, Rabbim öyle istiyor. Ha­yatı-mın tümünde sadece O’nun çektiği yere gideceğim. Ondan  baş­kası-nın  önünde eğilmeyeceğim, O’ndan başkalarının yasalarını be­nimse­meyeceğim, Rabbim öyle istiyor. Hâsılı tüm hayatımda sadece O’nu dinleyecek ve yüzümü sadece O’na döneceğim, Rabbim öyle is­tiyor. O Allah benim Rabbimdir. Benim ondan başka arzu­sunu yerine getireceğim, emir ve yasaklarını hayatımda uygulaya­cağım, daraldı­ğım zaman kendisine dua edip imdadıma çağıraca­ğım, sığınıp koru­naca-ğım Rabbim, efendim yoktur.
HaYaTıM m€ÇhUl€ YoL aLmIştı şimdi sadece tek birinin yolununda......

Allahım Bu aCı bİtSİn Y€T€R!!



_-BU $€HRİN G€C€L€R! B€N! B€ND€N ALIYOR__

 !SRA

Etiketler: